Kategoriler
Ceza Avukatı Genel

İşkence Suçu TCK 94

İŞKENCE SUÇU TCK 94MADDE 94. – (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi hâlinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.KORUNAN HUKUKİ DEĞERTCK m. 94’ün dışında, işkence yasağı Anayasanın 17. maddesinin 3. fıkrasıyla da anayasal güvenceye alınmıştır. Diğer taraftan, Anayasanın 38. maddesinin 5. fıkrasında, kimsenin kendini ve yakınlarını suçlayıcı beyanlarda bulunmaya ve delil göstermeye zorlanamayacağı kuralı yer almaktadır. işkence teşkil eden fiiller, bir yandan bu fiillere maruz kalan kişilerin vücut dokunulmazlığına ve onuruna saldırı niteliği taşımakta, beden ve ruh sağlığını bozmaktayken; diğer taraftan irade serbestîsi ile algılama yeteneğini etkilediği kişinin, duyduğu acı ve elemin etkisiyle gerçek dışı beyanlarda bulunmasına sebebiyet vermektedir.İşkence suçuyla insani değerlerin öncelikli olarak koruma altına alınması amaçlanmaktadır.FAİLİşkence suçunun faili, yalnızca kuvvet kullanma görev ve yetkisine sahip olan kamu görevlileri olabilecektir.MAĞDURTCK’daki düzenlemeye göre, herkes işkence suçunun mağduru olabilir.
Fakat TCK m. 94/2 gereğince, bu suçta belirli kimselerin mağdur olması nitelikli hal olarak öngörülmüştür. Mağdurun çocuk, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişi veya gebe kadın olması ya da fiilin avukata veya diğer kamu görevlilerine karşı görevi dolayısıyla işlenmesi durumunda ceza arttırılmaktadırFİİLTCK bakımından işkence suçu iki alt unsurdan oluşmaktadır
a. insan onuruyla bağdaşmayan bir davranışın olması;b. bu davranışın mağdurun
– bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine veya- algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine veya
– aşağılanmasına yol açması gerekmektedir. Bu suç icrai veya ihmali şekilde gerçekleşebilecektir.Kamu görevlisinin mağduru dövmesi, cinsel tacizde bulunması icrai; mağduru aç bırakması, ona depresyon haplarını vermemesi ihmali hareketlere örnek olarak gösterilebilir.Failin ihmali hareketi kasten gerçekleştirmiş olması gerekir. Nitekim gerekçede de, “İşkence suçu, çoğu zaman, amir mevkiindeki kamu görevlilerinin zımni muvafakatiyle gerçekleştirilmektedir. Başka bir deyişle, amir konumundaki kamu görevlisi, kendi gözetim yükümlülüğü altında yürütülmekte olan bir soruşturma işlemi sırasında kişilere işkence yapıldığını öngörmesine rağmen bu konuda gerekli müdahalede bulunmamak suretiyle işkence yapılmasına zımnen rıza göstermiş olabilir. Maddenin beşinci fıkrasına göre; bu gibi durumlarda, amir konumundaki kamu görevlisi, ihmali davranışla işkence suçunu işlemiş kabul edilecek” denilmektedir. Görüldüğü üzere, işkence suçunun ihmali hareketle işlenebilmesi bakımından “failin zımnen rıza göstermesi” gereklilik olarak karşımıza çıkar.TCK m. 94’e göre, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yok açacak davranışları gerçekleştiren kimse .işkence suçunu işlemiş olacaktırAnayasa Mahkemesi insan onuru kavramını şu şekilde açıklamıştır: “İnsan onuru kavramı insanın ne durumda, hangi şartlar altında bulunursa bulunsun sırf insan oluşunun kazandırdığı değerin tanınmasını ve sayılmasını anlatır. Bu öyle bir davranış çizgisidir ki ondan aşağı düşünce, muamele ona muhatap olan insanı insan olmaktan çıkarır.Vurrma, darbe indirme gibi mağdurun vücuduyla doğrudan temas edildiği durumlarda vücuda acı vermek koşulu genellikle gerçekleşmiş olmaktadır.
Fakat, bir kimsenin rutubetli, pis, böceklerle dolu bir mekanda tutulması gibi, her zaman maddi acı vermemekle birlikte, bedensel yönden sıkıntı yaratan bazı haller de bu kapsamda işkence suçuna meydan verebilecektir.
Bu tür durumlar ruhsal acı içinde de değerlendirilebilir.Yargıtay, bir kaptan diğer kaba su boşaltılarak su arzusunu kamçılamayı, giysileri soyarak, yere yatırıp mağdurun vücuduna buz sürmeyi ve havasız bırakmak için mağdurun kafasına naylon torba geçirmeyi işkence olarak değerlendirmiştir.Yargıtay bazı kararlarında, elbiselerin çıkarılmasını, gözlerin bağlanmasını ve dayak atılmasını aşağılayıcı muamele saymıştırSUÇUN NİTELİKLİ HALLERİa) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

MANEVİ UNSURBuna göre işkence suçunun gerçekleşebilmesi için, kamu görevlisinin insan onuruyla
bağdaşmayan, kişinin bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına,
algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine yol açacak davranışları gerçekleştirdiğini bilmesi ve istemesi gereklidir.YAPTIRIMBir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi hâlinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Avukat Ozan Kayahan

Kayahan Hukuk Bürosu